Yeni Dünya’da Board Game – 4

games-library

Yeni Dünya’da Board Game – 4

Merhaba Arkadaşlar,
Serinin 4. yazısı Haziran ayı için buyurun:

İlk yazı için: Yeni Dünya’da Board Game – 1

İkinci yazı için: Yeni Dünya’da Board Game – 2

Üçüncü yazı için: Yeni Dünya’da Board Game – 3

Haziran Ayı Deneyimim:
Haziran ayı sonunda tatil için ülkenin doğu yakasına doğru yola çıktık. Gittiğimiz şehirlerde bazen kutu oyunu satan yerleri ya da kafeleri ziyaret etme şansımız oldu. Ben de bundan yola çıkarak bu ay hem gidebildiğimiz yerlerden, hem de genel olarak kutu oyunu satan yerlerin/kafelerin ve toplulukların yapısından bahsetmek istedim.
New York şehrine girdiğinizde ilginç şekilde bütün hobilerle ilgili büyük, kaliteli ya da önemli mağazaların ve mekanların burada yer alacağına dair bir algınız oluyor. Kutu oyunları için bunun geçerli olmadığına ilk girdiğimiz kutu oyunu mağazasında yakından şahit olduk. İnternette bulabileceğiniz çoğu kaynakta New York’taki sayılı mağazalardan biri olarak gösterilen Compleat Strategist, fotoğraflardan çıkarabileceğiniz üzere son derece küçük ve özensiz bir yer olarak karşımıza çıktı. Haksızlık etmeyeyim, GMT oyunları ve FRP kitapları/kaynakları açısından dolu dolu bir yer ancak diğer kutu oyunları için aynı şeyleri söylemek çok mümkün değil. Aslında epey oyun var da, o kadar dağınık ve düzensizdi ki etraf, aradığınız bir şey varsa bulmak için bayağı bir mücadele etmeniz gerekiyordu. Kutu oyunu satan diğer yerleri de gördükten sonra (ki çoğu aslında çizgi roman dükkanıydı, bkz. fotoğraflar) insanların yalnızca iki durumda Amazon, CoolStuffInc ya da Geekmarket’ten online alışveriş yerine bu mağazalara yöneldiğini anladık. İlki, oyunların online mağazalarda stokta görünmemesi ve mağazaların hala bu oyunların kopyalarına sahip olma ihtimali (Amazon’da 140 $’dan satılan 1960: Making of the President’ın mağazada retail fiyatı 85$’den satılıyor olması gibi), ikincisi de mağazaların yeni çıkan ve tutan oyunlarda büyük siparişler geçip oyuncuları kendilerine çekmesi (Wingspan çılgınlar gibi satılıp Amazon’da bulunmazken Houston’daki bir mağazada 2 kopyası mevcuttu misal, insanlar da mağaza mağaza geziyorlardı oyunu bulabilmek için). Mağazalardaki büyüklük ve kalite mevzusu yoğun nüfuslu şehirler için de geçerli bu arada, en büyük şehirler en büyük kutu oyunu mağazalarına sahip değiller kesinlikle, hatta görece daha küçük şehirlerde daha büyük mağazalara rastlayabilirsiniz.
strategist
Kutu oyunu kafesine gelince, burada da mağazalara oldukça benzer durum söz konusuydu. New York’ta uğradığımız kafe (The Uncommons) küçücüktü, yaklaşık 6-7 masalık bir yerden ibaretti. Kütüphaneleri genişti ama çoğu oyunun mekanda oynanma ihtimalinin olduğunu sanmıyorum. Gittiğimiz gün haftaiçi mesai saati olmasına rağmen oturacak yer yoktu ve mekan küçük olduğu için gürültüden bırakın oyun oynamayı, birbirinizi duymak mümkün olmuyordu. Daha sakin bir zamanda denk gelinirse belki strateji oyunları oynanabilir ancak kalabalık zamanda mekanda parti oyunları hariç oyun oynamak mümkün değil.
Peki, bu kadar yoğun nüfuslu yerlerde hobiyle ilgilenen insanlar birbirlerini nasıl buluyor, oyunları nerede oynuyor? İnsanların birbirlerine ulaşması için ilk ve en önemli yol ülkemizde pek kullanılmayan meetup.com. Sadece kutu oyunu değil, her türlü hobide geçerli bu ayrıca. Bir gün yolunuz Amerika’ya düşerse ve hobinizle ilgili topluluklara ulaşmak isterseniz ilk durağınız mutlaka burası olsun. Kutu oyunları özelinde sadece New York’ta farklı farklı onlarca topluluk var. İrili ufaklı bu topluluklar genelde kendi özellerinde anlaştıkları kafeler ve barlarda buluşuyor, bazıları cüzi bir miktar ücret alırken (2-3$ gibi), bazıları da ücret almayıp mekana katkı adına yiyecek/içecek almanızı rica ediyor. Kamuya açık alanlar da kutu oyunu oynanan yerler mevcut. Mesela New York’ta Bryant Park’ta açık havada genelde giriş seviyesinde olsa da (bkz. fotoğraflar) oturup oyun oynayabilirsiniz.
games-library-2
İlk Kez Denediğim Oyunlar:

 

Monarch: Giriş seviyesi tablo oluşturma-set toplama oyunu. Yeni kraliçe olmak için hünerlerini sergileyen prensesleri yönettiğimiz oyun maalesef oldukça zayıf. Çok fazla anlamlı seçenek yok, yapılması gereken hamle genelde bariz. Tema zaten yok. Splendor, Century gibi oyunlar varken oynamak gereksiz.

 
 
 
 

Clans of Caledonia: Oldukça başarılı bir Terra Mystica klonu. Güzel bir market sistemi var, öğretmesi/oynaması Terra Mystica’ya ve Gaia Project’e göre bir tık daha kolay. Fiyatı da bu seviye oyuna göre oldukça uygun. Klan sayısı sınırlı ve bazı klanların diğerlerine göre bariz avantajı var, yeni klan ekleyen ek paketler çıkarsa daha da güzelleşecektir. Terra Mystica’ya ya da Gaia Project’e alternatif arıyorsanız bu oyuna yönelebilirsiniz.

 
 

Legendary Encounters: An Alien Deck Building Game: Marvel versiyonuna göre daha iyi buldum. Daha tematik olduğu kesin, Alien serisinin her filmini ilgili karakterleriyle ayrı ayrı senaryo olarak oynayabiliyorsunuz. İçerik açısından biraz sınırlı, film senaryolarını bitirdikten sonra da tekrar açıp oynama isteği oluşturmadı açıkçası. Kooperatif deste oluşturma oyunu isterseniz Aeon’s End gibi daha iyi alternatifler var bence.

 
 

Treasure Lair: Basit, filler oyun. Farklı yetenekleri (sembollerle temsil ediliyor) olan ekip topla, hazine yolundaki engellerin sembolleriyle eşleştir, hazineye ulaş mantığında ilerliyor oyun. Pek beğenmedim, kendini diğer oyunlardan ayrı kılacak hiçbir şey barındırmıyor içinde.

 
 

more-gamesWeb of Spies: Giriş seviyesi deste oluşturma, alan kontrolü oyunu. Oyunda ajanlarımızla dünyanın çeşitli noktalarında beliren kaynakları ele geçirip diğer oyuncuların ajanlarını ortadan kaldırmaya çalışıyoruz. Gördüğüm en berbat artworklerden birine sahip. Oynaması da hiç eğlenceli değil maalesef.

 
 
 
 

Enchanters: Basit bir tablo oluşturma oyunu. Kahramanımızı büyü ve silah kartlarıyla donatıp farklı türden yaratıkları öldürmeye çalışıyoruz. Türün çoğu oyununda olduğu gibi başlarda iki-üç iyi kart denk getiren oyuncunun farkı açması problemi bunda da var. Ama yine de eğlenceli, hızlı oynanıyor, filler olarak ideal.

 
 

Hero Realms: Star Realms’ın fantastik tema giydirilmiş versiyonu. Kart dizaynı, ikonografisi Star Realms’e kıyasla kesinlikle daha aşağı seviyede bence. Sadece karttan oluşan oyunda bu durum oyunun albenisini düşürüyor. Fantastik temayı uzay temasına kıyasla daha çok sevmeme rağmen Star Realms varken Hero Realms’e elimi sürmem.

 
 

Cosmic Encounter: Cosmic Encounter tam “ya seversin ya nefret edersin” oyunu. Oyun mekaniklerinden daha çok oyuncular arası etkileşime, politikaya, muhabbete ve deneyime önem veriyorsanız oyuna bayılacaksınız. Sınırsız da tekrar oynanabilirliği var. Çok seveninin olduğunu biliyorum, neden sevdiklerini de anlayabiliyorum. Ama benlik bir oyun değil kesinlikle, bir daha oynamayı düşünmüyorum.

 
 

Via Nebula: Basit, aileyle oynanabilecek bir yol yapma/al-götür oyunu. Eğlenceli, komponentleri kaliteli, masada hoş duruyor. Temel mantığı Brass’a çok benziyor (tasarımcısı Martin Wallace zaten), her kesimden oyuncunun oynayabilmesi için basitleştirilmiş.

 
 

Charterstone: Aman allahım bu nasıl bir eziyet, nasıl bir zulümdü. Temel işçi yerleştirme mekaniğinin yanına eklenebilecek neredeyse her şey eklenmiş, bir de üstüne üstlük legacy oyunlarının gördüğü rağbet yüzünden legacy yapılmış. Sonuç: Çorba. Hayatımda bu kadar gereksiz şey içeren bir oyun oynamamıştım. Haritaya baksanız 25-30 aksiyon slotu var, ama bunlardan taş çatlasa 6-7 tanesi gerekli, gerisi gereksiz. 4 kişilik oyunda oyun boyunca 1 kez bile kullanılmayan 10 tane alan olur mu ya? Bir de diyelim yeni içerik açma hevesiyle bir gaflete düştünüz, vay başınıza gelenler. Oyun durdu 10 dakika uğraştınız kutuları tarayıp köyünüze yeni bina etiketi yapıştıracaksınız, ya da yeni kural açıklayacaksınız diye. Daha durun, sıradaki oyuncu da benzer bir şeyi yapacak. Sonra diğer oyuncu da. Oyun bitti bir bakmışsınız oyunu 30 dakika oynamışsınız, bir buçuk saatiniz etiket yapıştırmayla, çetele tutmakla geçmiş. Tavsiyem kendinize eziyet etmeyin, mümkünse başka bir şey oynamaya çalışın.

 
 

Coimbra: Orta seviye, sağlam bir zar yerleştirme oyunu. Tasarımcılarının diğer oyunlarına (özellikle Lorenzo il Magnifico’ya) çok benziyor. Çoğu Euro oyunda olduğu gibi tema yok denebilecek seviyede. Kendine has, yenilikçi bir mekaniği de yok ama bir şekilde oynatıyor kendini. Öyle hevesle hadi oynayalım diyeceğiniz bir oyun değil belki ama güzel bir alternatif.

 
 

gamesLanterns: The Harvest Festival: Güzel bir giriş seviyesi karo yerleştirme/set toplama oyunu. Turunuzda her yüzünde farklı bir renk barındıran karolardan bir tanesini haritaya yerleştiriyorsunuz. Karonun size dönük olan tarafındaki rengi siz, diğer taraflara dönük olan renkleri rakipleriniz kazanıyor. Topladığınız renklerle farklı farklı setler yaparak puan kazanıyorsunuz. Barındırdığı agresiflikten uzak oyuncu arası etkileşim hobiye yeni olan kişileri özellikle eğlendirebilir.

 
 
 
 
 
 
 
 

The Quacks of Quedlinburg: Geçen sene Kennerspiel’i almış bag building oyunu, ama şahsen hiç beğenmedim. Şans zorlamaktan çok şansa dayalı, tombala oyna daha iyi. İlk turlarda öne fırlayan oyuncuyu yakalamak için de mekanik yapmışlar güya, çalışmıyor. Tavsiye etmiyorum.

 
 

Burgle Bros: Soygun temalı, kuralları oldukça basit ama kendisi zor bir kooperatif oyun. Çok stratejik olduğunu söyleyemem, turunuzda yapmanız gereken genelde bariz oluyor, ama yine de oldukça eğlenceli.

 
 

Gizmos: Basit, güzel bir engine building oyunu. Bilyelerle kartları, kartlarla da daha iyi kartları almaya çalışıyoruz, bir oyuncu tablosunda 16 kart bulundurunca oyun bitiyor, en çok puana ulaşan kazanıyor. Splendor ve Century’e alternatif olarak düşünülebilir. Özellikle Splendor’dan sıkılan insanların oyuna yöneldiğini söyleyebilirim.

 
 

Around the World in 80 Days: Jules Verne’in kitabından uyarlama yarış oyunu. Turun başında yerde açık olan ulaşım/zaman kartı-aksiyon ikilisini seçip, iki nokta arasında seyahati en hızlı yapmayı sağlayacak kartları oynamaya gayret ediyoruz, dünya turunu en kısa sürede bitiren kazanıyor. Çok sevdiğim temaydı ama oyun vasatın çok altında kaldı, eğlenceli de değil açıkçası.

 
 

Arctic Scavengers: Standart deste oluşturma oyununa, tur sonlarında başka oyuncularla çok iyi bir kart için çatışma mekaniğini getirmiş oyun. Bu yüzden kendi turunuzda elinizdeki kartların istediğiniz kadarını yeni kart satın almak için kullanıp, istediğiniz kadarını da çatışma için saklıyorsunuz. Oyuncular arası etkileşim getirmek için yapıldığı belli, ama iyi çalışmıyor. Oyun bir deste oluşturma oyunu için çok yavaş, ayrıca da sıkıcı.

 
 

Star Wars: Outer Rim: Oyunla ilgili çok detaya girmeyeceğim, Facebook grubunda şahane bir incelemesi var zira (bkz: https://www.facebook.com/groups/453722315049691/permalink/693579041064016/). Türün fena olmayan örneklerinden olduğunu düşünüyorum (gerçi al-götür türünde çok fazla iyi oyun bulmak da zor), Star Wars evrenini seviyorsanız alabilirsiniz.

 
 

Dinosaur Island: Nam-ı diğer Jurassic Park Tycoon. Oyunu yandan izleyip her sırası gelene “şunu yap, ya da yok şunu yapman lazım daha çok puan veriyor” deyip duran ve “fikrini kendine sakla, bırak oyunu kendimiz oynayalım” dan anlamayan biri deneyimimin içine etse de, oyunu beğendim. Komponentleri çok kaliteli, masada da şahane görünüyor. Kurup kaldırmasının biraz meşakkatli olması ve yenilikçi, kendine has bir mekaniğinin olmaması negatifler arasında sayılabilir. Ama bunların haricinde gayet sağlam, akıcı bir işçi yerleştirme oyunu. Farklı stratejilere yönelebiliyorsunuz, oyun süresini oyun başında istediğiniz gibi ayarlama opsiyonu da güzel.

 
 

Ayın Top 3’ü: 1- Clans of Caledonia 2- Dinosaur Island 3- Coimbra

 

Bülent Aykutoğlu

Bir cevap yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.