Yeni Dünya’da Board Game – 5

Twilight Imperium

Yeni Dünya’da Board Game – 5

Merhaba Arkadaşlar,
Temmuz Ayı Deneyimim:

İlk yazı için: Yeni Dünya’da Board Game – 1

İkinci yazı için: Yeni Dünya’da Board Game – 2

Üçüncü yazı için: Yeni Dünya’da Board Game – 3

Dördüncü yazı için: Yeni Dünya’da Board Game – 4
 
 

Temmuz ayı tatilim dolayısıyla diğer aylara göre daha sakin geçti. Mayıs yazısında Amerika’da daha fazla oynanan oyunlardan/oyun türlerinden bahsetmiştim, bu ay da gözlemlediğim kadarıyla daha az oynanan oyunlardan/oyun türlerinden bahsetmek istiyorum. Tabii bu noktada şunu unutmamak gerek, gözlemlerim 4-5 aylık kısıtlı süreye ve belirli bir bölgedeki nispeten sınırlı sayıdaki oyuncuya dayanıyor. O yüzden çok çok büyük genellemeler yapmak doğru olmayabilir, ama en azından bir fikir verecektir. Ağustos ayının daha dolu geçeceğini düşünüyorum, Ravensburger Day’in ikincisi gerçekleşecek, aynı zamanda GenCon sonrası satışa çıkan yeni oyunları deneme şansı da bulurum sanırım.

 
 

1- Catan: En büyük sürpriz bu oldu sanırım benim için. Catan’ın Türkiye’de ve dünyada ne kadar popüler olduğunu biliyoruz, hatta bizde yapılan çoğu ankette de Catan hep 1. çıkıyordu yanlış hatırlamıyorsam. Buradaki hemen hemen tüm arkadaşlarımın koleksiyonunda da mevcut oyun. Ama kimse tarafından bir kez bile oynandığını, ya da oynanmasının teklif edildiğini görmedim, duymadım. Bizde genelde hobiye ilk adım olarak kullanılır oyun ama burada oyun buluşmalarına ilk defa gelen kimseye de önerildiğini görmedim.

 
 

2- Uwe Rosenberg oyunları: Favori tasarımcılarımdan olan Uwe’nin oyunları da görece daha az oynanan oyunlar klasmanında. Baba oyunlarını bir kenara bırakıyorum, Patchwork’un bile ülkemizde olduğu kadar oynandığını görmedim (aslında hiç görmedim). İşin garibi, orta halli (100-200 oyun arası) bireysel koleksiyonlarda da genelde olmuyor Uwe oyunları, daha büyük koleksiyonlarda (500+) rastlamak mümkün, ama orada da çok fazla masaya getirilmiyor gördüğüm kadarıyla.

 
 

3- Splendor: Kutu oyun sitelerinde yorumlarda vs. hep geçen “Splendor Killer” terimi ve arayışı vardır ya hani, hah işte bunun sebebi insanların artık Splendor’ı tüketmesi. O kadar çok oynamışlar ki zamanında artık yenilik arıyorlar. Herkes oyunu biliyor ama kimse oynamıyor ya da oynamak istemiyor. Benzer tip oyun oynamak istediklerinde Century’e, Gizmos’a falan yöneliniyor.

 
 

4- Tam kooperatif oyunlar: Kooperatif oyunlar son zamanlarda sayısını sürekli artırmaya devam ediyor, ama burada henüz rekabetçi taraftan kooperatif tarafa da adım atan kişi sayısı pek fazla değil. 1 oyuncuya karşı çoklu oynanan oyunlar tam kooperatif oyunlara göre daha revaçta sanki (en azından şimdilik). Bir kere Pandemic Legacy Season 1 oynayan bir ekip gördüm, onun haricinde kooperatif oyuna rastladığımı, ya da önerildiğini hatırlamıyorum.

 
 

İlk Kez Denediğim Oyunlar:

Twilight ImperiumTwilight Imperium (Fourth Edition): Nihayet arkadaşlarla ortak zaman ayarlayıp bu epik, kült oyunu oynayabildik. Tam 7.5 saat sürdü. Veeee, beğenmedim . En azından benlik değil diyeyim. Epik tecrübeye denecek bir şey yok, tur sonlarında kurulan ve oyuna yeni kurallar getiren meclis de, asimetrik ırklar da, teknoloji kartları da çok ama çok güzel. Her oyunun birbirinden farklı olacağının garantisi var. Ama oyunu masaya getirmek de oynamak da aşırı külfetli. Herkesin oyunu çok iyi bildiğini ve hızlı oynadığını varsaysak bile 4 saatten kısa sürede bitmesi imkansız gibi. Savaşlar çok şansa dayalı + uzun sürüyor. Bir gün canım çok 4X oynamayı isterse de bunun yerine oynaması daha rahat olduğu için Eclipse’e yönelirim diye düşünüyorum. Ama uzun oyun süresi ve şans faktörü sizi rahatsız etmiyorsa kesinlikle tecrübe etmelisiniz.

 
 
 
 

KlaskKLASK: Minyatür masa hokeyi (bkz. video). Elinizi masanın altına sokuyor, manyetik oyuncuyu hareket ettiriyorsunuz, amacınız da rakibin kalesine topu ya da rakibin kendisini sokmak. Rakibinizin üzerine sahanın ortasındaki magnetlerden iki tanesini yapıştırırsanız da skor yapmış oluyorsunuz. Kalabalık parti ortamında güzel turnuvası döner.

 
 
 
 

 
 
 
 

1960: The Making of the President: Kart kullanarak aksiyon yapma mekaniğini kullanan Twilight Struggle (TS) misali oyunlara (örn: Wir sind das Volk, Days of Ire: Budapest vb.) bayılıyorum. 1960 da TS’yi hariç tutarsam bu tarzda oynadığım en iyi oyun. Adı üzerinde Nixon ve Kennedy’nin kapıştığı 1960 seçimini oynuyoruz. Oyunun bazı yönlerinin TS’den bile daha iyi olduğunu söyleyebilirim. TS’de bazen can sıkan zar kullanımı yerine çantadan küp çekme mekaniği var, ve işin güzel tarafı oynadığınız kartlarla bu çantayı da manipüle edebiliyorsunuz. Oyunun TS’deki gibi her an bitme ihtimali yok, münazara ve seçim günü özel turları haricinde 9 tam turu oynuyorsunuz. Buna rağmen süresi daha kısa ve daha hızlı akıyor. Tema da çok kuvvetli, yaptığınız her şey seçim kampanyası yürütme hissiyatını geçiriyor. Hele ki oyun sonunda bir seçim günü var ki, muhteşem. Açık farkla önde götürdüğünüz (ya da önde götürdüğünüzü sandığınız) seçim rakibinizin kalabalık eyaletleri oyun sonuna sakladığı kartlarla kendi tarafına çevirmesiyle bir anda elinizden gidebiliyor, sonra diken üstünde oy sayıyorsunuz. Negatif taraflar da var tabii oyunda. Her şeyden önce TS kadar epik değil. TS’deki gibi bölümlere de ayrılmadığı için kartların elinize geliş durumu (rakibin kuvvetli olaylarını engelleyen kartın erken elinize gelmesi, ya da kuvvetli kartınızın sona kalması gibi) biraz şansa kalıyor. Toparlayacak olursam, oyun bence muazzam, TS seviyorsanız, tema da ilginizi çekiyorsa mutlaka oynayın derim.

 

 
 

IndigoIndigo: Knizia’nın ortalama üstü aile oyunlarından. Her tur sahaya yeni yollar ekleyerek alanın merkezindeki bilyeleri kendi kalenize çekmeye çalışıyorsunuz. Yaklaşık 20/30 dakikada bitiyor, ara oyun ya da kapanış oyunu için ideal.

 
 

 

 

 

 

Everdell: Adından çok söz ettirip, hayal kırıklığı yaratan oyunlardan oldu benim için ne yazık ki. Artwork’üne denilecek laf yok, tek kelimeyle muhteşem. 3 boyutlu ağaç falan da masada harika görünüyor (epey işlevsiz olsa da), ama oyun mekanikleri açısından sınıfta kalıyor. Genel olarak Wingspan’e çok benzettim gerek estetik gerek mekanik açısından ama WS’nin artwork’ü daha kötüyken mekanikleri Everdell’e kıyasla çok daha iyi. WS’ye göre minik bir tık daha fazla etkileşim var işçi yerleştirme ile aksiyon alanlarını kapattığınız için ama gereksiz alanlar da oluyor gibi. Bazen tablonuz için belirli bir kartı aramak durumunda kalıyorsunuz, turlarınız kart çekme aksiyonlarıyla vs geçiyor. Oyundaki farklı mevsimlere her oyuncunun farklı zamanda geçmesi ve genelde farklı zamanlarda oyunu bitirmeleri de absürt durumlar yaratıyor. Özet olarak bir olmamışlık hissi yarattı bende.

 

Magic LabyrinthMagic Labyrinth: KLASK gibi manyetizmanın hakim olduğu bir oyun daha. Nefis giriş seviyesi hafıza oyunu. Piyonunuzu oyun sahasının altındaki mıknatısla kontrol edip, labirentte beliren taşları topluyoruz. Ama labirentin duvarları görünmez, sahanın altındalar Şansınızı deneyip haritadaki duvarları aklınızda tutmak zorundasınız. Çocuklar için muhteşem, öğretmen bir arkadaşım öğrencilerinin bayıldığını söylüyor. Biz de koca koca adamlar oynayıp eğlendik gerçekten.

 
 
 
 

 

Magic Labyrinth-2
 
 

 
 
 
 

 
 

 
 

mapmakerMapmaker: The Gerrymandering Game: Teması güya seçim ve maksimum bölgeyi kazanmak olan, ama aslında haritaya çit çekip belirli bir alanı kapandığında içinde en yüksek puanı olanın alanı kazandığı son derece basit ve güzel bir oyun. Abstract oyun severlere tavsiye.

 
 
 
 

 
 
 
 

Commands & Colors: Ancients: Açıkçası savaş oyunları kategorisinde çok tecrübeli değilim. Ama C&C Ancients sadeliğiyle, her kesimden oyuncunun anlayabileceği basitliğiyle, hızlı ve heyecanlı oynanışıyla çok hoşuma gitti. Şans faktörü yok mu, tabii ki var, ama kesinlikle rahatsız edecek kadar değil. Memoir 44 ile birlikte savaş oyunlarına giriş için ideal seçim.

 
 
 
 

qeQE: Dünyadaki süper güçlerin (Avrupa Birliği, ABD, Çin vs) merkez bankaları olarak ekonomik krizde batan şirketleri açık artırma yoluyla satın alıyoruz. Oyundaki tek mekanik aslında kapalı ihale. Vereceğiniz paranın sınırı yok, isterseniz 1 dolar isterseniz 100 milyar dolar verin. Ama püf nokta şurada, oyun sonunda en çok para harcayan otomatik elimine olur. Sınırsız da olsa paranızı ihalede akıllıca kullanmanız gerekiyor. Modern Art benzeri açık artırma oyunlarını seviyorsanız deneyebilirsiniz.

 
 
 
 
 
 
 
 

 
 

Hansa Teutonica: Uzun zamandır merak edip, deneme şansını yeni yakaladığım oyunlardan. 14.-17. Yüzyıllar arasında faaliyette olan Hansa Birliği ticari örgütlenmesinin tüccarlarını yönetiyoruz. Amacımız da şehirler arası ticaret yollarını kontrol edip şehirlerde yeni ofisler açmak. Oyun şahane bir yol yapma/birleştirme ve alan kontrolü oyunu. Oyuncular arası önemli yolları ve şehirleri kapmak adına kıyasıya bir rekabet var, sürekli etkileşim içerisindesiniz. Genel bir uzun soluklu stratejiyi takip etmek yerine anlık fırsatı görüp yakalamak daha fazla önem arz ediyor, sizi de sürekli oyunun içinde tutuyor. Boşta kaldığınız zaman olmadığı gibi, seri de akıyor oyun. Şiddetle tavsiye ederim.

 
 

ganz-schönGanz Schön Clever: Son zamanlarda iyice popülerleşen zar at & yaz kategorisinde bu ay oynadığım iki oyundan biri. Basit, hızlı, ara oyun olmak için biçilmiş kaftan. Epey eğlendim ben, her kesimden oyuncu ile oynayabilirsiniz.

 
 
 
 

 
 
 
 

mastermindsVictorian Masterminds: Victoria döneminde kötü biliminsanlarını yönetip, dev makinelerimizle dünyayı ele geçirmeye çalıştığımız, Steampunk temalı hafif-orta düzey bir işçi yerleştirme oyunu. Tasarımcılarının adına (Bauza ve Lang) bakıp aldanmamak lazım, masada çok güzel görünmesine rağmen – bunda hiçbir amaca hizmet etmeyen gereksiz figürlerin, poker çiplerinin payı büyük – aşırı problemli oyun maalesef. Her tur bir işçinizi kapalı olarak aksiyon alanına kapalı olarak yerleştiriyorsunuz, bir alanda üç işçi biriktiği zaman da, oyunu durdurup alanı çözümlüyoruz. Bu da beraberinde bariz bir ritim problemi ve herkesin her şeyi yaptığı kaosu getiriyor, ayrıca oyun kendi kendini oynuyormuş hissiyatını veriyor. Tavsiye etmiyorum kesinlikle.

 
 

masterminds-2

 
 

 
 
 
 
 
 
 
 

welcome-toWelcome To…: Zar at & yaz kategorisinden ikinci oyun. Biz epey kalabalık bir ekiple oynadık (9 kişi), kişi sayısı arttıkça oyunda kimin hangi göreve gittiğini takip etmek zorlaşıyor, herkes aynı hızda oynamıyorsa da oyun süresi uzuyor ama yine de çok beğendim. 6-7 kişi çok eğlenceli, güzel bir deneyim olabilir.

 
 
 
 
 
 
 
 

welcome-to-2

 
 

 
 
 
 
 
 
 
 
 
 

Zooloretto: En cezbedici hayvanat bahçesini kurmaya çalıştığımız basit bir set toplama oyunu. Aileyle oynanacak oyun olarak düşünmek lazım, oyun daha değişik şeyler vadetmiyor çünkü.

 
 

Ayın Top 3’ü: 1- 1960: Making of the President 2- Hansa Teutonica 3- Welcome To…

 

Bülent Aykutoğlu

Bir cevap yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.